Etiketler

ETY 5. Hafta

DEĞİŞİM EĞİTİM İLİŞKİSİ ÜZERİNE KURAMLAR

❕ Geleneksel anlamda eğitim, bireyi topluma göre yetiştirmektir.
❕Günümüzde eğitimin yeni işlevi evrensel nitelikli, sınırlarına taşabilen, kendini yetiştiren ve geliştiren bireyler yetiştirmek.

Halen içinde yaşamakta olduğumuz 21. yüzyılın temel niteliği, birçok köklü değişikliklerin farklı alanlarda ve aynı anda birbirleriyle ilgili olarak gerçekleşmesidir.

  • Bir bilim başka bilimle ilişkili, bilimler birbirine ağ gibi bağlı (karşılıklı-dinamik)
  • Networkizm: Ağsı yapı, her şey karşılıklı dinamik ilişki içinde.

Hızı artan bu değişme nedeniyle insan ilişkilerinde “geçicilik” ortaya çıkmakta ve buna bağlı olarak, bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeyde bir seri uyumsuzluklar ve sorunlar meydana gelmektedir.

Değişimin meydana gelmesinde toplumun içinden ve dışından kaynaklanan nedenler etkili olmaktadır.

  • Değişim, her zaman istendik değişim meydana getirmez. İstenmedik değişimler de meydana gelir.
Toplumun kalkınmasına ya da ilerlemesine katkıda bulunmadığı gibi, dengesinin bozulmasına yahut
gerilemesine de neden olabilmektedir.

Bilgi toplumu olmak için: Bilgiyi; üretmek, kullanmak, erişmek, paylaşmak gerekli.

Her toplum, koşulları ölçüsünde hem değişimin yarattığı olumsuzluklarla baş etmek hem de değişimi kontrol ederek planladığı şekilde yönlendirmek ister.
  • Cemiyet olmayı başaramazsanız cemaatler ortaya çıkar.
  • Bir tane toplum olmayı başaramazsanız birçok toplum ortaya çıkar, ayrışır.
Çağı ve ondan da öte geleceği yakalamak isteyen vizyoner devlet yöneticileri, doğayı ve toplumu dönüştürebilmenin, geleceğe yönelik plan ve projelerin yapılabilmesinin yüksek düzeyde zihinsel etkinliğe sahip yetişmiş insan kaynakları ya da insan gücüne bağlı olduğunun bilincindedirler.

TOPLUM

Toplumbilimciler, en basit, en genel kavramların tanımlanmasında bile görüş birliğine varamamaktadırlar.
  • Toplumbilimciler post-pozitivist davranmaya çalışırlar.
Örneğin, işlevselciler (E. Durheim, A. Comte, T. Parsons, Robert K. Merton, W. Ogburn v.b) toplumu denge ya da düzene yönelen bir bütün olarak tanımlamaktadırlar.

Bu gruptaki düşünürlerin temel kaygıları toplumsal düzenin nasıl sağlanacağı ve sürdürüleceğidir.

Onlara göre toplumsal bütünleşmeyi sağlayan temel güç toplumsal değerler, normlar ve kurallardır (Erdoğan, 1987:30; Tan, 1990:560).

Çatışmacı kuramı savunanlar (T. Veblen, R. Dahrendorf, Levi A. Coser, J. Rex vb.) ise toplumu, temel gereksinimlerini en yüksek düzeyde karşılamak ve mümkün olduğu kadar daha çok kaynaklara sahip olmak için mücadele eden karşıt grupların oluşturduğu bir sistem olarak tanımlamaktadırlar(Erdoğan, 1987:34; Kızılçelik ve digerleri 1996:274).

TOPLUM NEDİR?

  • Toplum (Cemiyet) / Ben
  • Cemaat / Biz
Toplumsal Yapı nedir?

Toplumdaki kalıcı, sürekli, örgütlenmiş ilişkilerin oluşturduğu temel grup ve kurumların bütünü
(Tan, 1981:62) ve aralarında işlevsel bağ ve karşılıklı bağımlılık bulunan ve birbirini tamamlayan parçalardan meydana gelen bir bütün (Eserpek, 1981:123).
  • Kolaj çalışması (Birbiriyle benzer olmasa da bir araya geldiklerinde toplumsal yapıyı oluşturur.
TOPLUMSAL DEĞİŞME
Biri değişirse toplum değişir.
  • Değişim kavramını, tüm nesnel olaylar için kullanabiliriz. (Heraklitos)
O, bu kavramı, sosyal dinamik ve bundan türetilen ilerleme, gelişme kavramlarının yerine kullanmıştır.

Toplumsal yapı özellik itibariyle yapılaşma(struktierung), yapının bozulması (Destruktierung) ve yeniden yapılaşan sürekli bir hareketlilik içindedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder